KISKANÇLIK

Yazar: - 09 Mayıs 2012 Kategori: Köşe Yazısı

Kıskançlık, terim anlamı itibariyle kişinin, kendinden başkasının elinde bulunan maddi, ve manevi imkanlarını kaybetmesini istemek, daha güzel ve iyi olanakların kendi eline geçmesini arzulamak anlamına gelir.

Toplumumuzun en büyük sorunları arasında yer alan kıskançlık; komşular, kardeşler, arkadaşlar arasında ve mesleki ilişki içerisinde bulunan insanlar arasında daha çok vuku bulmaktadır. Oysa ki dinimiz, şeytani bir huy olan kıskançlığı kesinlikle yasaklamış ve insanların kıskançlıkta değil, hayırda yarışmalarını emretmiştir.

Kıskanç kişiler, ruhi enerjilerini boşa harcarlar, bu yüzden de çoğu zaman hayatta başarılı olamazlar ve hayatlarına kıskançlığa dayalı eylemler hakim olur. Gönlü kıskançlık ateşi ile yananlar, hem kendi rahatlarını bozar, hem de başkalarını rahatsız ederler. Bununla da kalmaz ilahi takdire boyun eğmedikleri için günahkar olurlar. Yüce Allah, Felak suresinin 5. ayetinde “Haset ettiği vakit hasetçinin şerrinden Allah’a sığınılmasını” tavsiye etmiştir. Ayeti kerimeden de anlaşılacağı üzere, kıskançlık gösterdiğimiz insanlar arasında dahi yanlışımızı hat safhaya yükseltebileceğimiz anlaşılmaktadır.

Peygamberimiz (s.a.s.): Ateşin odunu yakıp bitirmesi gibi haset de iyilikleri yok eder buyurmuştur. Kıskançlık, insanın doğasında olan bir duygudur fakat, aklımızı kullanarak ve dinimizin buyruklarını yerine getirerek baskı altına alabilmekte bizim elimizdedir.

Peygamberimiz (s.a.s.): Ne hasetlik, ne de koğuculuk, ne de falcılık yapan bendendir.

Ve ne de ben ondanım buyurarak bizi bu kötü huylardan uzak durmaya davet etmiştir. Bizlere düşen görev; toplumun huzurunu, birlik ve beraberliğin daha sağlam temeller üzerine oturtulması için kıskançlık gibi Allah’ın ve Peygamberin de hoşnut olmadığı bir huydan vazgeçmemizdir.

Yazar Hakkında

Mehmet Türkyılmaz

Facebook ile yorum bırakın

Bir Yorum - "KISKANÇLIK"

Yorum Bırakın