HER ŞEY VATAN İÇİN

Yazar: - 27 Mayıs 2012 Kategori: Köşe Yazısı

Çanakkale Savaşının en ateşli günlerinden birinde kahraman bir askerimiz, düşmanın gündüz fırlattığı bombaların patlamayanlarını kucaklayıp düşman siperlerinin önüne götürüp bırakıyordu. Takım çavuşu, yaptığı işin tehlikeli olduğunu anlatmaya çalışsa da kahraman askere söz dinletememiş, bunun üzerine durumu bölük komutanına bildirmek zorunda kalmış. Bölük komutanı askeri çağırmış:

-          Ne yapıyorsun, demiş. Yarın yine bize atsın diye düşmana bomba mı taşıyorsun?

-          Hayır komutanım, demiş. Onları kendi kazdıkları kuyuya düşüreceğim.

-          Nasıl?

-          Onlara cephane taşıyarak mı?

-          Komutanım, bana yarın sabaha kadar müsaade edin. Yarın sabah görürsünüz, demiş.

Bölük komutanı askerin niyetini anlamış, ama gerçekleşme ihtimalini pek ciddiye almamış:

-          Peki, göreyim seni, demekle yetinmiş.

Şafak atar atmaz düşmanın iki siperi müthiş bir gürültüyle havaya uçmuş. Kahraman askerimiz. Gece yerleştirdiği bombaları patlatmaya muvaffak olmuş. Bunun üzerine bölük komutanı askeri çağırmış, ona teşekkür etmiş, zekasını ve kahramanlığını övmüş.

Kahraman askerimiz, akşama kadar yapılan hücumlarda elinden geleni fedakarca ve fazlasıyla yapmış. Ancak akşama doğru hain bir kurşun onu, yeni bir kahramanlığa doğru giderken toprağa sermiş. Yine kendi kurşunuyla yaralanan bir düşman askerini ölümden kurtararak siperimize getirmeye çalışırken, yan taraftan gelen bir kurşun onu çok sevdiği şahadet rütbesine kavuşturmuştur.

Çanakkale’de vatan evladının en seçkinlerini kaybederek unutulmaz bir destanı böyle yazdık. Aziz şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

Yazar Hakkında

Mehmet Türkyılmaz

Facebook ile yorum bırakın

Yorum Bırakın