GÜZEL İŞ VE DAVRANIŞLARDA BULUNMAK

Yazar: - 27 Haziran 2012 Kategori: Köşe Yazısı

Güzel söz söylemenin önemini öğrenip ve günlük hayatımızda uygulamaya koyduğumuz zaman güzel ahlâklı bir insan olacağımız ve çevremizdeki insanlar tarafından daha çok sevileceğimiz aşikardır. İnsanlar hep güzel söz ve güzel davranışlardan hoşlanırlar. “Anne” yerine “Anneciğim” demek annelerimizin daha çok hoşuna gider. Annemiz de bize “A benim güzel yavrum!” dediğinde mutluluktan uçacak gibi oluruz. Eşimize ismiyle değil de,” Hayatım, Aşkım” diye hitap etmek, kaleyi içerden fethetmektir. Çünkü bu güzel sözler aileyi güçlü kılar, herkesin hoşumuza gider. Atalarımız “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.” demişler. Bu atasözükonuşmalarımızda güzel söz söylemenin önemini anlatmaktadır.

Değişik çevrelerde farklı insanlarla konuşuyoruz. İş yerinde amirlerimiz, aile fertlerimiz, arkadaşlarımız, akrabalarımız, iş yaptığımız insanlar, siyasiler, öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz, annemiz, babamız, kardeşlerimiz, dışarıda tanıdığımız ve tanımadığımız birçok kimseyle hemen her gün ve ya belirli zamanlarda ilişkilerimiz oluyor. Bakkaldan ekmek, manavdan sebze meyve alıyoruz. Arkadaşlarımızla, ailemizle geziler yapıyoruz. Çeşitli eğlence ve oyun alanlarında oyunlar oynuyoruz. Fakat şahit oluyoruz ki, birçok ortamda bireysel hareket ederek, kırıcı ve üzücü davranışlar sergilediğimize şahit oluyoruz. Karşılaştığımız herkesle güzel sözlerle konuşmalıyız. Bu konuda bize örnek olan peygamberimiz, insanlarla konuşurken onların hoşlanacağı güzel sözler söylerdi. İnsanları kırmamaya özen gösterirdi.

Fakat şu bir gerçektir, hepimiz insan olarak yaratılışımızın gereği, güzel söz söylemekten ve işitmekten, güzel davranışlarda bulunmaktan, güzel iş yapmaktan hoşlanır ve mutlu oluruz. Güzel ve iyi İnsan olmamızın gereği budur. Bilindiği gibi Allah, insanı en güzel şekilde ve bütün varlıkları ona hizmet edecek biçimde yaratmıştır. İnsan, Allah’ın kendisine verdiği nimetleri en güzel şekilde kullanmak durumundadır. İnsan, huy ve davranışlarını güzelleştirdiği oranda insandır. Güzel davranışlarımız bizi her zaman topluma yararlı hale getirecektir. Huy ve davranışlarımızı güzelleştirmek için başta Peygamberimiz olmak üzere en güzel örneklere benzemeye çalışmalıyız. Bu güzel örneklerin çevrelerine nasıl davrandıklarını, huyların nasıl düzeldiğini öğrenmeliyiz. Onları rehber edinmeliyiz. Böylece huy ve davranışlarımız her geçen gün daha da güzelleşecektir. Güzel huyların başında şüphesiz doğru olmak gelir. Söz ve davranışlarımızda her zaman doğru olmalıyız. Dinimiz İslam, doğruluğa çok önem vermektedir.

Büyük düşünürümüz, Mevlana bu konuda “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” demiştir. Bir diğer güzel huy, hak ve adalete uygun davranmaktır. Hepimiz çevremize adaletli davranmak zorundayız. Toplumumuzun örf ve adetlerine uymak da güzel huy ve davranışlarımızdandır. Toplumumuzun güzel adet ve geleneklerini yaşamak ve yaşatmak zorundayız. Bunlara saygılı olmak durumundayız. Bir başka güzel huy ve davranış, ağır başlı ve ölçülü olmaktır. Ağır başlı olmak, toplumda yerimizi bilmek; nerede, ne zaman, nasıl hareket edeceğimizi bilmek elbette güzel huylardandır. Yerli yersiz konuşmak, büyüklerimizi yeterince dinlememek, onları saymamak, saygısızlıkta bulunmak, ölçüsüzlüğümüzü gösterir. Neyi bilip neyi bilmediğimizi bilerek davranmak zorundayız. Kısacası her işimizde ağır başlı ve ölçülü olmalıyız. Güzel huy ve davranışlar elbette bu kadar değildir. Dinimizin emrettiği güzel huyları yapmak bizi güzel huylu kılar. Selam vermek, güler yüzlü olmak, yardımsever olmak, insanlara saygı ve sevgi göstermek, hayvanları sevmek ve acımak, fakir- fukaraya sadaka vermek, özellikle yaşlılara saygı göstermek, çocukları sevmek, muhtaçları korumak, nazik davranmak, insanlara karşı ölçülü davranmak ta güzel huy ve davranışlar arasındadır.

Bu Ahlakla yetişmiş, bu davranışları meleke haline getirmiş olan insan, çevresinde saygı kazanır, Çevresinde kalsa da, ölse de, onurla anılır, çevrede eli İş gören diyerek çağrılır, hamaratlık kazanır, sevgi kazanır, saygı duyulur ve de bol bol dualar alır. Son söz, İman etmiş insanın, kemali, güzel ahlaktır. Güzel ahlak hataları eritir. Suyun buzu erittiği gibi, fena ahlakta ve davranışlarda yapılan amelleri ve var olan güzellikleri bozar.

Yazar Hakkında

Bayram Ali Kavalcı

Facebook ile yorum bırakın

Yorum Bırakın